….
Akşam için hazırlanan Şükran Annenin nefis mantısını, katmerlerini, gözlemelerini, zeytinyağlılarını ve sağlıklı ev yemeklerini kaçırmamanızı tavsiye ederiz…
Otel Rüzgaraltı’nda akşam üzeri özenle seçilmiş müzikler eşliğinde kitabınızı okuyabileceğiniz sakin ve keyifli köşeler hazırlandı. Bu keyifli ortamda bir yanda leziz ikramlardan atıştırırken, bir yandan da kahvenizi yudumlayabilirsiniz..

MANTININ TARİHİ

Mantı denilince bir çoğumuzun aklına  gelen ilk şehir Kayseri oluyor şüphesiz. Bazı araştırmalara göre mantının 36 çeşiti olduğu söylense de klasik ve geleneksel olarak en çok bilineni ve yapılanı etli olanıdır.

Kökleri Çin’e uzanan ve Orta Asya Türkleri tarafından Anadolu’ ya getirildiği düşünülen mantı, kelime olarakda ÇİN-KORE kökenli “Mantou”‘ dan gelmektedir.

Orta Asya’ dan 13. Yüzyıldan ve belkide daha öncesinden beri bilinen mantı, 15. yızyıl osmanlı mutfağınında en gözde yemeklerinden biriymiş. Öyle ki, Fatih Sultan Mehmed’in sabah sofraları için haftanın 5 günü mantı pişirilirken, 16. yüzyıl 2. Beyazıt döneminde de Topkapı sarayının sonbahar yemekleri listesinde yer almış. Ancak mantı, günümüzdekinde farklı olarak Osmanlı mutfağında, nohut vb. bakliyat eklenerek buharda pişirilerek hazırlanıyormuş.

Günümüzde Türk mutfağının en ünlü hamur işlerinden biridir mantı. Sırrı parmak uçlarında gizli olan bu meşakkatli yemeğin anavatanı Kayseri olarak bilinir. Tüm Anadolu’ ya Kayseri’ den yayıldığı söylenir.

Çok eskiden,Kayseri’ de Anneler bircik oğullarına kız beğenirken mantıyı nasıl yaptıklarına bakarlarmış. Gelin adayı kaşığın içerisine ne kadar mantı tanesi sığdırırsa o kadar marifetli sayılırmış. Bu sayı genellikle bir kaşığa 40 tane sığdırılmasından dolayı kırk olarak bilinir. Gelin reyhansız mantı yaptıysa acemi olarak değerlendirilirmiş. Çünkü toplanan reyhan çiçeğinin yapraklarını özel oalrak kurutup sumak ve naneyle birlikte üstüne serpmek adettenmiş.